Katar Ulusal Müzesi, Ortadoğu’nun kültür mirasına ayna tutuyor

Basra Körfezi bölgesi, geçtiğimiz yirmi sene içinde doğru yatırımlarla gezginlerin uğrak noktalarından biri haline geldi. Uluslararası sermayeye tanınan kolaylıklarla önemli bir yatırım alanı haline gelen bölgede dikkat çekici kültür ve sanat mabedleri de yükseliyor. Bu mabedlerin sonuncusu Katar’da açıldı…

Katar Ulusal Müzesi’nin resmi açılışı, Katar Emiri Tamim bin Hamad bin Khalifa Al Thani himayesinde, dünyanın beş kıtasından konukların katıldığı bir davet ile yapıldı. Ziyaretçilerini Katar’ın ve Arap Yarımadası’nın geçmişinde binlerce yıllık bir yolculuğa çıkaracak olan müzenin mimari tasarımı dünyaca ünlü mimar Jean Nouvel imzası taşıyor.
Katar Ulusal Müzesi’nin bin 500 metre uzunluğundaki kıvrımlı bir yol üzerine yerleştirilen galerileri, ziyaretçileri Katar’ın tarihinde bir dönemi canlandıran farklı mimari tasarımlar, müzik, şiirler ve sözlü tarih anlatımının yanı sıra; o dönemi çağrıştıran kokular, arkeolojik objeler, özel üretilmiş sanat eserleri ve film gösterileri gibi sürprizlerle buluşturuyor.
11 galeride yer alan kalıcı sergiler ziyaretçileri Katar yarımadasının milyonlarca yıl önceki jeolojik tarihinden başlayarak, adım adım ülkenin bugününe getiriyor. Katar Ulusal Müzesi ülkenin geçmişi ve kültürüne ek olarak, Katar halkının da sesioluyor. Müze, yaratıcılık ve toplumsal katılım için bir merkez olmanın yanı sıra, Katarlılara eğitim alanında farklı fırsatlar sunarak ülkenin kültür vizyonuna katkıda bulunmayı hedefliyor.
52 bin metrekarelik geniş bir alan üzerine kurulu Katar Ulusal Müzesi’nin merkezinde modern Katar’ın kurucusu Abdullah bin Jassim Al Thani’nin (1880-1857) restore edilen sarayı yer alıyor. Bu bina geçmişte aileye ev sahipliği yaparken, aynı zamanda yönetim merkezi olarak da kullanılıyordu. Daha sonra Katar Ulusal Müzesi’ni barındıran bina, günümüzdeki galeri deneyiminin odak noktasını oluşturuyor.
Ziyaretçileri için farklı bir deneyim sunacak olan müzenin binası mimar Jean Nouvel tarafından tasarlandı. Dünyaca ünlü mimar Nouvel ilhamını çöl gülünden aldı. Çöl gülü, Körfez bölgesinde bulunan sığ tuz havzalarındaki minerallerin kurak topraklarda kristalleşmesiyle ortaya çıkan, çiçek formunda bir kristal.Nouvel bu oluşumları tabiatın kendi başına inşa ettiği ilk mimari şekil olarak nitelendiriyor. Çöl gülü, müzenin karmaşık yapısını oluşturan, birbirine geçmiş farklı ölçeklerdeki diskler ve eğimlere model oldu. Disklerin bir kısmı dikey taşıyıcılara dayanırken, diğerleri de başka diskler tarafından taşınıyor ve tarihi sarayı bir kolye gibi çevreliyor. Yapının merkezindeki meydan, galerilerin tam ortasında yer alıyor ve dış mekanda gerçekleştirilecek kültürel etkinlikler için planlandı. Yapının dış yüzeyini oluşturan kum renkli beton çöl atmosferi ile doğal bir uyum içinde. Zeminle bütünleşen yapı adeta bulunduğu yerde yetişmiş gibi doğal bir etki yaratıyor. Yapının içinde birbirine geçmiş diskler devam ederken, bir dizi düzensiz hacim oluşuyor.
Açılı olarak yerleştirilen disklerle elde edilen doğal gölgeler, Katar Ulusal Müzesi’nin LEED Gold sertifikası ve Küresel Sürdürülebilirlik Değerlendirme Sistemi’nden dört yıldızlı bir sürdürülebilirlik notu almasını sağlayan unsurlar arasında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir